
geçen gece inanmadığım bir korkuyla kanımın donduğunu hissettim..gece yarısı uyandım..her zaman yaptığım gibi yatakta dönüp duracağıma biraz kitap okuyarak tekrar uykumun gelmesini umdum ve kitaplığımın olduğu odaya gittim..masalımsı olduğu için mitoloji öyküleriyle dolu bir kitap seçtim ve bir saat kadar okudum..göz kapaklarım tekrar ağırlaşmaya başladı..doğal olarak ışığı söndürüp odadan çıktım..refleks olarak kapıyı kapatmıştım..bir adım attım fakat o ne! biri beni arkamdan geri çekti..yok canım bu düpedüz saçmalık..bu nasıl olabilir ? üstelik kapı da kapalı..odada benden başka kimse yoktu ki! herhalde bana öyle geldi diye düşündüm..tekrar adımımı attım inanılmaz bir şekilde tekrar aynı çekilmeyi hissettim..bir anda olduğum yere çivilenmiş gibiydim..müthiş bir korku dalgası vücudumda baştan ayağa bir tur attı..hiç kımıldamıyordum..tekrar kapıyı açıp ışığı yakacak cesaretim yoktu..çünkü tehdit zaten kapıdan geliyordu..hoş ben durunca bana yönelik eylem de duruyordu..peki benden ne istiyordu kapı nöbeti mi ? bana bin yıl gibi gelen bu kısacık anların ardından nihayet aklım işbaşı yapmaya karar verdi..olanca gücümle birkaç adım ilerledim..ardından yakalandığım gülme krizi sabaha kadar aralıklarla sürdü..çünkü vaziyet çok komikti..
bendeniz uykulu olma halinin vediği gaflet ile kapıyı kapatırken, sabahlığımın sarkan kuşağını kapıya sıkıştırmışım..e haliyle ben kalk gidelim dedikçe o da otur oturduğun yerde demek zorunda kalmıştı.. dünya dediğimiz şu global köyümüzde, kendi kendini bu kadar anlamsız bir şekilde korkutan kaç kişi vardır acaba ?..gülün gülün..neyse ki tek tesellim uykulu oluşum yoksa kendimi iyice berbat hissederdim herhalde..
böyle açıklanması mümkün ve kısa zamanda açıklığa kavuşan korkunç haller komik bir anıya dönüşüyor elbette..ama bazılarının yaşadıkları durumlar bu şansa sahip değil ve onlar kim bilir yaşamlarının geri kalanında nasıl bir paranoyayla haşır neşir yaşıyorlar..
bu tarz hikayelere meraklı olanların Creepy adlı tv programını izlemelerini öneriyorum..
mesela New Brunswick’e gitseniz ve bir otel odasında dinlenmeye çekildiğiniz sırada birden odanızda kesik başlı bir rahibe belirse, sizden kayıp kesik kafasını bulmanızı istese ne yapardınız ?

ya da Parkersburg Silver run tünelinden sıkça geçmek zorunda olan bir makinist olsanız ve gece vakti beyaz elbisesiyle bir hayalet kendini treninizin önüne atsa..

ya da şu kadınla karşılaşsanız?

bu öykülerden birisi west virginia nın tenha yollarında, gece, arabasıyla ilerleyen yalnız bir kadının başından geçiyor..kadın evine doğru gitmekteyken o ıssız yolda arabası bozuluyor.. kadın arabasından inerek motor kapağını açıyor..bu arada cep telefonuyla da yardım istemek için bir çok yeri aramaya çalışıyor..fakat cep telefonu çalışmıyor..geri kalanı aynen şöyle anlatıyor: “tamamen delirmiştim..kapağı kapattım sonrasında önümde tamamen siyahlarla kaplı bir kadın belirmişti..siyah bir atı vardı..nerden çıktığını anlayamadım.. merhaba diye seslenerek kim olduğunu öğrenmeye çalıştım fakat bana yanıt vermiyordu..ve bana o garip gözleriyle bakmaya devam etti..sonrasında atının üstünde bana gittikçe yaklaşmaya başladı..geri dönüp koşmaya başladım..bir ormana ulaşmıştım..buranın saklanmak için iyi bir yer olabileceğini düşünüyordum..fakat o ordaydı..nereye dönsem ordaydı..ağaçların etrafından, çalıların üzerinden sürekli koşuyordum..ama o hep ordaydı..her yerde o vardı..nasıl yaptığını anlamıyordum ama çok korkmuştum ve koşmaya devam ediyordum..bir an düştüm.. kafamı kaldırıp baktım ve o yine ordaydı.. yaklaşıyordu.. gittikçe yaklaşıyordu..fakat aniden gitti hiç bir yerde yoktu..ve sonra cep telefonum çaldığında daha da çok korktum çünkü daha önce çalışmıyordu..arayan kardeşimdi ve bana babamın bir kalp krizi sonrasında öldüğünü söyledi..
daha sonrasında annemle iskoçya’ya dayanan soyumuz hakkında sıkça konuştuk ve bana ölüm perisi adındaki efsaneden bahsetti..ben aslında bu tarz hikayelere pek inanmam ama artık inanıyorum..”
bu efsanelerden daha pek çok var..ama gözlerinin kırmızı olmasına gerek yok, günümüzdeki çarşaflı kadınlar beni hepsinden daha fazla korkutuyor..hayaletler var olsa bile görünmekten başka verebildikleri bir zarar yok..ama yaşayanlar her gün karabasan olma yolunda dev adımlarla ilerliyor tüm Türkiye’nin üzerine..

peki bu durumda ne yapacağız ?

0 yorum:
Yorum Gönder